ANASAYFA   HAKKIMIZDA   FORUM   DOSYALAR   FOTO GALERİ   MESAJ PANOSU   Bize Ulaşın
Üye Girişi
NİŞANTAŞI İ.Ö.O
 
 Duyurular
 Belirli Günler
 23 NİSAN 2010
 BU AİLEMİZE YARDIM EDELİM
 EVİ YIKILAN ÖĞRENCİMİZE DESTEK OLANLAR
 EV YAPIM ÇALIŞMALARI
 NİŞANTAŞI HAZİRAN 2010
 Okul Gazetesi
 Neler Yaptık?
 Öğrencilerimiz
 SAĞLIK KÖŞESİ
 GÖNÜLDEN DÖKÜLENLER
 Değerlerimiz
 İyi ki Varsınız
 Veli e-okul Girişi
 Güzel Hikayeler
 Eski Öğretmenlerimiz
 Atatürk'ün Hayatı
 Özlü Sözler
 Nostalji Köşesi
 Kütük Defterimiz :)
 Köy Efsanemiz
 Bayburt
 Kadromuz
 Köyümüz
 Linkler
 OKULUMUZDAN KARELER
 İlginç Bilgiler
 Mezunlarımız
 KAYAK SHOW 2009
 23 NİSAN 2009
 HEY GİDİ GÜNLER 2
 HEY GİDİ GÜNLER 4
 HEY GİDİ GÜNLER 5
 NİŞANTAŞI (16 ARALIK '08)
 HEY GİDİ GÜNLER 1
 HEY GİDİ GÜNLER 3
 HEY GİDİ GÜNLER 6
 NİSAN 2009
Anket
 
OKULUMUZUN EN TEMEL İHTİYACI SİZCE NEDİR?

OKUL BAHÇESİNİN AĞAÇLANDIRILMASI
DAHA FAZLA BİLGİSAYAR KAZANDIRILMASI
KÜTÜPHANENİN ZENGİNLEŞTİRİLMESİ
FİZİKİ ŞARTLARIN DAHA DA GÜZELLEŞTİRİLMESİ
ÖĞRENCİ EKSİKLERİNİN GİDERİLMESİ

 
Site Haritası



 
 

 
 
SAĞLIK KÖŞESİ

DOKTORUMUZ SİZLERLE...

KALP KRİZLERİNDE İLK YARDIM
Değerli okuyucularım,

Kalp krizleri, genelde ani göğüs ağrıları ve bu ağrıların göğse, kollara ve çeneye doğru yayılması şeklinde kendini göstermekte hatta sırtımıza dahi yayılabilmektedir. Mide ağrılarını taklit eden ağrılar da nadir değildir. Bu ağrılar çok şiddetli seyreder. Hastanın eli devamlı göğsündedir ve ağrıları gösterir.

 
Hastalarda genelde nefes darlığı da mevcuttur. Artik kriz geçirmekte olan kişi aşırı terlemeyle birlikte panik veya korku içerisinde şiddetle yardıma muhtaç bir haldedir.
 
Unutmayalim ki, hastane haricinde geçirilen kalp krizlerinin % 45’i maalesef ölümle sonuçlanmaktadır. Fakat ilk yârdım bilgisi olan bir topluluk içerisinde bu ölüm oranları daha azdır.
 
Yani yukarıda yazılan belirtilere sahip bir hasta ile karsılaştığınızda sizlerin yapacağı basit yardımlar hayat kurtarıcı olacaktır.
 
Yanınızdaki veya bulunduğunuz ortamda herhangi bir insan aniden fenalaştı ve sizler edindiğiniz bilgiler sayesinde kalp krizinden şüphelendiniz. Neler yapmalısınız?
 
1- İlk yapacağınız şey acili aramak doktora hastanın yerini yani adresi sakin ve çabuk bir şekilde söylemek(telefon)
 
2-Hastayı dik oturtup yaka düğmelerini varsa kravatını ve pantolon kayışını gevşetip rahatlamasını sağlamak
 
3-Hastanın şuuru yerinde ise 1 tane aspirini yarım bardak su ile yutturmak
 
5-Bulunduğunuz yeri havalandırmak(pencereleri açarak)
 
6-Hastayı sakinleştirmek
 
7- Mümkün mertebe hastayı özel arabalarla veya taksilerle hastaneye götürmemek, yani ambulansı dolayısı ile doktoru beklemek
 
8-Hasta eğer şuurunu kaybetti ise, sakin bir şekilde hastayı sağ yanının üzerine(eğer nabız alınıyorsa) altı sert olan yere yatırıyoruz
 
9-KOLDAN veya boyun atardamarlarından "NABIZ" arıyoruz.
 
10-Eğer nabız alınmıyorsa hasta sağ yanının üzerine değil "SIRT ÜSTÜ" yatırılır ve kalp masajına başlanır. İlk yârdım yani. Ama çok dikkatli.



11-Kalp masajını yapan kişi, diz çökmüş vaziyette hastanın sol tarafında tahminen kalp hizasında pozisyon alıyor.

 
 
12-Dirsekleri kırmadan sağ el altta ve sol el sağ elin üstünde olmak üzere tahminen sol meme hizasında kalıp yaklaşık 5cm göğüs kemiğine doğru ellerimiz koyup pozisyonumuzu alıyoruz.(resimde görüldüğü gibi)
 
13-Dirsekleri kırmadan göğse basıp bırakıyoruz.
 
14- Eğer tek kişi ilk yardım yapıyor ise, 30 kalp masajından sonra, çene yukarı çekilir, sağ el ile burun kapatılır ve hastaya ağızdan 3 defa nefes verilir.(resimde görüldüğü gibi)
 


15- Nefes verirken göğüs kafesine bakılır, eğer hareket ediyor ise nefes verme işi doğrudur, hareket yoksa yanlış teknik kullanılmaktadır.
 


16- Hastaya nefes yolu ile hava (oksijen)verdikten sonra hemen tekrar kalp masajına devam ediyorsunuz.
 
17- Eğer yanınızda ilk yârdim bilgisi olan ikinci bir kişi var ise bu iki görev paylaşılır.
  
18- Ara sıra nabız kontrolü yapılır, eğer nabız alınıyor ise ilk yardıma son verilir.
 
19- Veya hasta ayılırsa tabiî ki nabız kontrolüne gerek kalmadan ilk yardıma son verilir. Dolayısı ile basarîli bir ilk yârdım yapmış oluyorsunuz
 
20- Nabız alınmıyor veya hasta ayılmıyor ise doktor gelene kadar ilk yardıma kesinlikle devam ediyorsunuz.
 
                  Dünyada yılda kalp krizlerinden dolayı yaklaşık 17 milyon insan hayatini kaybetmektedir. Bu ölümlerin önemli nedenlerinden bir tanesi de, kalp krizi geçiren bir hastaya nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmeyen veya kalp krizi sonucu kalbi duran insanlara karsı nasıl "ILK YARDIM" yapılacağını bilmemekten dolayıdır. Zira sizin yapacağınız 5 dakikalık bir ilk yardım insan hayati kurtaracaktır. Bunu unutmayın ve bilgilerinizi devamlı tazeleyin. Öğrenin ve öğretin. Çünkü bilenlerle bilmeyenler bir değildir.
 
Sağlıcakla kalın, sağlığınızı kaybetmemek için sağlıklı yasayın.
 
Saygı ve sevgilerimle
 
Op. Dr. Metin Çakır
 
Kalp-damar cerrahisi uzmanı

 KALBİNİZİ SEVİN KORUYUN...

Değerli okuyucularım....
 
Yazılarıma biraz ara vermek zorunda kaldım. Umarım bundan önce yazdıklarım
sizlerin bilgi dağarcıklarında az da olsa bir yer işgal etmiştir. Zira sağlık bilgi ve bilinci, halk sağlığının vazgeçilmez unsurlarındandır..
 
Geçen yazılarımızda, kalp krizlerinin belirtileri ve risk faktörleri hakkında sizleri bilgi sahibi yapmaya çalışmıştım. Yüksek tansiyon, yüksek şeker, yüksek kolesterol, yüksek kan yağları, fazla kilolar, hareketsizlik ve sigara tüketimi gibi etkenlere sahip insanların 45-50 yaşlarından sonra kalp krizine yakalanma ihtimallerinin yüksek olduğunu yazmıştık. Dolayısı ile bugün bu etkenlerin neden kalp krizine yol açtığını irdeleyeceğiz...
  
1-YÜKSEK TANSIYON: İrsi faktörlerde bağlı olan bu hastalığın sebebini %90 bilmiyoruz. Geri kalan hasta guruplarında ise böbrek hastalıklarına bağlı yüksek tansiyon en çok görülenidir. Erişkinlerde 120/60 mmHg ortalama alındığında 130/80 değerleri de artık kabul edilebilen değerler arasına girmiştir. Burada 130 rakamı kanın damarın iç duvarına uyguladığı basıncı,  80 ise damarın kana gösterdiği direnci ifade eder. Dolayısı ile bu basınçlar arttığı zaman çok hassas yapıya sahip olan kalbimizi besleyen yüzeysel damarlar da baskı altında kalacak ve o "narin" yapıları bozulacaktır. Bahçenizi suladığınız hortum devamlı yüksek tazyik altında kaldığı zaman nasıl yapısal bozukluğa uğruyorsa damarlarımızda YÜKSEK TANSİYON altında hem yapısal hem de işlevsel bozukluğa uğrayacaktır. En çok zarar gören damarlarımız ise beyin damarları ve kalbimizi besleyen ince koroner damarlardır. Beyin damarlarımızda işlevsel bozukluklar felçlere kalbimizi besleyen damarlardaki tahriş ise kalp krizine yol açacaktır. Dolayısı ile 140/80 üzerindeki kan basıncı değerleri tedavi edilmelidir. Ayrıca yıllarca yüksek kan basıncına maruz kalan kalbimizde de artık kalınlaşma, büyüme başlayacak ve bu nispette pompalama fonksiyonu da gerileyecektir..
 
2-KOLESTEROL: Öncelikle belirtmeliyim ki kolesterolsüz yaşanmaz. Fakat hakkında çok şeyler söylenen bu madde aslında asıl olarak vücudumuzda karaciğer tarafından üretilir ve kana karışır. Kan kolesterolünün ancak %20 ‘sini gıdalar yolu ile almaktayız. %80’ini karaciğer sentez eder. Eğer vücuttaki üretim yine vücudumuz tarafından kontrol edilemez ise ağız yolu ile alınan ile birlikte çok yüksek değerlere çıkabilmektedir. Halk dilinde iyi ve kötü kolesterol ayrımı yapılmakta ve ifade şekli ile tıbbi bir değeri olmasa da yönlendirme açısından yanlış değildir. Gerçekten 3 ana guruba ayrılan kolesterol sekilerli moleküler olarak, tek bir çeşidi iyi, yani yararlı kolesteroldür.. Fakat maalesef denge genelde kötü kolesterolden yanadır.. Bu basit açıklamadan sonra kalp krizinin kolesterol ile ne alakası var?? Sorusuna cevap arayalım..
 
Damarlarımız öyle dışarıdan göründüğü basit bir boru değildir. Mikroskop altına koyduğunuzda 6 katmandan oluştuğunu görüyoruz. En nazik tabaka en iç tabakası yani kan ile temas halinde olan ve biz hekimlerin
"endotel"
olarak adlandırdığımız katmanıdır.. Kolesterol parçaları yağ asitleri ile birlikte bu katmanlar arasına yerleşmekte ve damar katmanlarının sağlamlığını bozmakta, diğer kanda adeta yüzen kalsiyum içeren diğer cisimciklerinde buralara yerleşmesine neden olmaktadır. Böylelikle DAMAR SERTLİĞİ VEYA DAMAR KİREÇLENMESI tetiklenmiş oluyor.

3-SEKER HASTALIGI: Şeker, yağlarla beraber canlı varlıkların vazgeçilmez enerji kaynağıdır. Dolayısı ile şekersiz yaşamak mümkün değildir. Fakat kandaki şeker oranı farklı nedenlerden dolayı yükselebilmektedir. Bu durum yine atar damarlarda önemli hasara yol açmakta, damarın işlevsel ve yapısal fonksiyonunu bozmaktadır. Örneğin gözlerin bir müddet sonra bozulması, görme kaybı oluşması hatta körlüğe varan durumların baş göstermesi, gözleri besleyen damarların yüksek şekere bağlı olarak meydana gelen hasarından dolayıdır. Böbreklerde şeker hastalığından ileri derecede etkilenmekte, çoğu zaman böbrek nakli gerektiği görülmüştür. Ameliyatlardan sonra yaraların yavaş hatta hiç kapanmaması da çoğu zaman şeker hastalarında görülmektedir.  Acaba kalbimizi nasıl etkiler şeker hastalığı?
Aslında bu sorunun cevabı yukarıda yazılı. Yani kalbimizi besleyen damarların yüksek şeker yüklenmesi ile yapısal bozukluğa uğraması, zamanla kireçlenme ile beraber damarların daralmasına veya tıkanmasına yol açmakta ve bizleri muhtemel kalp krizleri ile baş başa bırakmaktadır. Yukarıda görülen resimlerde damarların nasıl harap olduğunu
görüyorsunuz.
 
4-SIGARA: Bu konuda yazmaya hiç gerek yok..Ancak kesin olan bir şey var.O da sigara insanı kemiren, içten içe bitiren,  hayati zindan eden rezalet bir şeydir...
 
5-AŞIRI KILOLAR: Ülkemizde her üç kişiden biri aşırı kilolu. Beslenme bilgi ve bilincinin yerleşmediği bir toplumuz.. Çok yiyor az hareket ediyoruz.
Sofradan vaktinde kalkmıyoruz ve kalp hastalıklarına iadeli -taahhütlü davetiyeler yolluyoruz..
 
Evet: Yüksek tansiyon-Yüksek kolesterol-yüksek kan sekeri-sigara-fazla kilolar-hareketsizlik. Bunlar kimde mevcut ise bu günden tezi yok çare arasınlar.
 
Tekrar etmekte fayda görüyorum:
Hastalıklardan korunmak en etkili tedavidir
. Korunmasını bilmek sağlık kültürünüzü geliştirmenize bağlıdır. Zira sağlık en önemli varlığımız değil midir?
 
Ne demişti Kanuni Sultan Süleyman:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi....
 
Değerli okuyucularım, gelecek yazımızda kalp krizi geçirmekte olan bir hastaya nasıl ilk yardim yapılır, onu tartışacağız...
 
Sağlık ve mutluluk dolu yarınlar sizlerin olsun.


Dr. Metin ÇAKIR


KALBİMİZİ KORUYALIM
KRİZ GEÇİRMEYELİM
 Ne kadar modern sağlık sisteminiz olursa olsun, dünyanın en yeni cihazları, hekimleri de sizlerin hizmetinizde de olsa, unutmayın ki korunmasını bilmediğiniz sürece sürpriz hastalıkların bir gün kapınızı çalacağından emin olabilirsiniz. Tabiki bazı hastalıklara karşı korunma imkanları SINIRLIDIR. Fakat insanları çok zor durumda bırakan, hayatı çekilmez hale getiren, hatta hayatımıza mal olan çoğu hastalıklara yakalanmamak için kendimizi koruyabiliriz.
 
Düşünün; bir mucize kabiliden dünyaya geliyorsunuz. Mükemmel bir sağlığa sahipsiniz. Bütün organlarınız adeta birer harika parçası, inanılmaz bir organize ile işlevini sürdürmekte. Mesela optik hiç bir zaman göz gibi bir kamera yapamayacak. Beyin gibi bir bilgisayar asla olamayacak. Kalbiniz 1 günde vücudunuza yaklaşık 8.000 litre kan pompalıyor. Tarlada çalıştığınızda 16-18.000/gün litreye çıkabilir. Yüksek tempoda futbol oynayan bir futbolcunun kalbi bazen dakikada 25 litre kan pompalayabiliyor. Şahsen yaklaşık 16 yıldır hergün kalp ameliyatları yapan bir kişi olarak, insan göğsünü açtığımda, bugün dahi kalp karşısında hayretler içerisinde kalmaktan kendimi alamıyorum ve unutmayın ki, kalp gibi bir pompa asla yapılamayacak. En modern sunni kalpleri taktığımızda en uzun dayananı 1 yıl oluyor.
 
Bu muhteşem varlığa sahip olan insanların, varlıklarını ayaklarının altlarına alacak şekilde perişan etmelerini anlamak mümkün değildir. O zaman bizlere anlatmak düşer.

 Yeni bir bilgisayar alıyorsunuz. Aslında bu cihazın bir beyin hücresinin, bir kalp hücresinin yanında değeri sıfırdır. Ama insanlar, o bilgisayara öyle bir itina gösteriyorlar ki, hayret edersiniz. Ama sigara dumanından girilmeyen kahvelerde, sonu gelmeyen içkilerle, midesi patlarcasına oturulan sofralarda o muhteşem organlar öyle yakılıyor yıklılıyor tarumar ediliyor ki, inanamıyorum ben. İşte insanın kendisine olan saygısı burda başlar. Eğer bu yoksa ve insanoğlu kendisine hediye edilmiş bu vücudu sorumsuzca perişan edip, sapıp savuruyorsa, inansınlar tıbbın imkanlarından yararlanamayacaklar, ancak ve ancak varlarını yoklarını tedavi oluyorum diye harcayacaklar, ama asla kesin tedavi olamayacaklar. Fakat sağlığını korumasına rağmen hastalanmış bir hastayı tedavi etmek çok daha kolay ve anlamlıdır.
 
Kalp ameliyatı geçirmis bir kişinin hala ağzında sigara ile gezip, tedavi olduğuna inanıyorsa kendini aldatmaktan başka hiçbir şey yapmadığını açık yüreklilikle söyleyebiliriz...
 
Akciğer kanserinin ana nedeninin sigara olduğunu girtlagımız patlayana kadar söylememize rağmen, karşımda sigara içip dumanını suratımıza üfleyen insanlar tanıdık..
 
Yüksek tansiyonun günün birinde beyin felcine veya kalp krizine yol açacağını..
 
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla kalp krizi geçirme ihtimallerinin % 40 daha fazla olduğunu..
 
Kırmızı et, tereyağı ve diğer katı yağların kalbin ve damarların düşmanı olduğunu.. Yani kolesterol sorunu..

 Şeker hastalarının bu hastalığı ciddiye almadıkları zaman kalbi ve diğer organları tutacağını..

 Fazla kiloların vücutta birikmiş yağ anlamına geldiğini ve yağların damar yapısını bozduğunu...
 
Hareketsizliğin bütün hastalıklara davetiye çıkardığını..

 Bütün bunları kafanızdan iyi bir geçirin ve sağlık gibi bir mucizeye sahip olduğunuzu iyi düsünün.. Çünkü haftaya yukarıda yazılan maddelerin neden kalp krizine yol açtığını inceleyeceğiz..
 
Sağlık ve esenlikler dilerim..

 Dr.Metin Çakir....



HERKESİ BEKLEYEN TEHLİKE:
KALP KRİZİ

Değerli okuyucularım....

Geçen hafta beni çok üzen bir haber aldım. Samimi arkadaşlarımdan biri o gün çalışmadığı için, sabah çocuğunu bizzat okula götürmek istiyor ve aşırı miktarda kahvaltı yapılıyor. Zevk ile çocuğunun elinden tutup okulun yolunu tutuyorlar. Yaya geçidinden geçerken ani bir göğüs ağrısı, dişlere, çeneye ve kollara yayılacak şekilde kendini gösteriyor. Hemen iki dakika sonra ileri derecede nefes darlığı ve sonunda olduğu yere yığılıp kalıyor. Olay yerine yaklaşık 5 dakika sonra acil yardım geliyor. Yapılan bütün müdahalelere rağmen hasta hayatını kaybediyor...

Ölüm sebebi ise açık bir şekilde kalp krizi. Yaşı 44.
Arkadaşımızın şikayetleri önceden varmıydı? Tabiki vardı. Peki önceden yapılan tahlillerdeki sonuçlar hastanın kalp krizi adayı olduğunu açık bir şekilde belirtiyormu idi? Tabiki evet...

Neydi bunlar:
1-Ailede 55 yaş öncesinde kalp krizi geçirmis kişilerin varlığı(ırsiyet)
2-Yüksek tansiyon
3-Kandaki yüksek kolesterol
4-Şeker hastalığı
5-Sigara
6-Aşırı kilolar
7-Hareketsizlik
8-Yanlış beslenme...

 Eğer yukarıdaki maddelerden 4 tanesi kişilerde mevcut ise, artık bunlar kalp krizi adaylarıdır ve tedbirlerini almak zorundadırlar. Tabiki yukarıda yazilan risk faktörleri fazlalaştıkça kriz geçirme ihtimalide artmaktadır..

 Peki belirtiler nelerdi:
 Göğüste; ağri, ağırlık, yanma hissi. Bazen mide ağrısını taklit eden ağrılar ve mide sağlıklı olmasına rağmen geğirmeler. Ağrıların çoğu zaman sol kola, bazen sağ kola, hatta çeneye yayılması. Bazen sırta bıçak gibi saplanan ağrılar ve bu ağrıların yürürken, merdiven çıkarken, koşarken, heyecan anlarında, soğuğa çıkıldığında fazlalaşması veya başlaması. Bütün bunlara bir de nefes darlığı eklenmesi. Artık bu kişi için kalp krizi büyük ihtimal yoldadır ve her an yakalayabilir..

 Yukarıda yazdığımız belirtilerin hepsinin var olması tabiki şart değildir. Örneğin sadece göğüs ağrısı veya sadece nefes darlığı şüphe duymaya yeterli bir sebeptir. Önemli olan bu şikayetlerin belirli aralıklarla insanı yokladığıdır. İstirahat halinde iken, örneğin otururken bu belirtiler varsa ve 20 dakikadan fazla sürüyor ise artık buna acil vaka olarak bakmak şarttır. Yürürken veya çalışırken bu belirtiler var olupta, istirahat halinde geçiyor ise, bu kalp hastalığı, dolayısıyla kalp krizi tehlikesinin olmadığı anlamına kesinlikle gelmez. Bu hasta grubu da tehlike altındadır...

 Ülkemizde maalesef yılda yaklaşık 250.000 kişi sadece kalp krizinden kaybedilmektedir ve hayatını kaybeden bu hastaların % 80'inden fazlası yukarıda yazılan 8 tane risk faktörlerinden çoğuna sahip. Yine yukarıda yazılan belirtiler %90 gibi bir hasta coğunluğunda mevcuttur. İhmal, yanlış bilgilendirme, yanlış yönlendirmeler felaket sonuçlar doğurmakta, insanlar genç yaşlarda hayata veda etmektedirler..
 
Peki kalp krizinden korunmak icin neler neler yapmalıyız? Bunları önümüzdeki hafta detaylı bir şekilde sizlere yazacağım...

 Saglıcakla kalın. Sağlığınızı koruyun, zira en iyi ilaç korunmaktır...


Saygilarimla
Dr. Metin ÇAKIR
Kalp-damar ve Genel Cerrahi Uzmanı

KALP KRİZLERİNE GİRİŞ
Değerli okuyucularım...
Bugünkü konumuz kalp krizleri...
Dünyada yılda yaklaşık 18 milyon insan kalp hastalıklarından kaybedilmektedir. Genel olarak bakıldığında kalp krizleri kalp hastalıkları arasında birinci sı
rayı almaktadır. Kalbimizi besleyen damarların zamanla daralması veya tıkanması ve kalp kasımızın kansız kalması sonucu geçirilen kalp krizlerinin % 50'si ölümle sonuçlanmakta, felaket bir tablo ortaya çıkmaktadır. Krizler genelde; evde, işyerlerinde veya sokakta olabilmektedir. İlkyardim koşullarının iyi olmaması, acil servis gelene kadar kalpteki hasarın ilerlemesi sonucu yapılan müdahalelere kalbin cevap vermemesi karşılaşılan üzücü tablolardır. Müdahalelerden sonra kalp tekrar çalissa bile, kalp 5 dakikadan fazla durmuş ise, beyinde artık ileri derecede hasar oluşmuştur ve ileri derecede felçler insan hayatını çekilmez hale getirmiştir.

Ülkemizde kalp krizlerinde çok önemli artışlar gözlenmektedir. Dolayısı ile yılda yaklaşık 200 000 insanımız kalp krizi sonucu kaybedilmektedir. Dünya sağlık örgütünün verilerinde ülkemizde kalp hastalarının çok genç oldukları açık olarak belirtilmiştir. Kalp krizi sonucu kaybedilen hastalarin % 65'inden fazlası 30 ile 60 yaş grubudur. Yani yılda yaklaşık 140 000 genç insanı kaybetmekteyiz. Coğrafi bölge olarak ise
Doğu Karadeniz Bölgesi ülkemizde en çok kalp krizlerinin karşılaşıldığı bölgedir. En az krizler ise Akdeniz Bölgesi'nde görülmektedir..

Peki bu felaket karşısında neler yapılmaktadır? Ülkemizde birçok sağlık vakıflarının ve sağlık kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum örgütlerinin, halkı kalp krizlerinden koruma hedefli faaliyetlerini memnuniyetle takip etmekteyiz. Fakat bütün bunlara rağmen, Batı ve Doğu Avrupa ülkelerine fark atarcasına, kalp krizlerinden kaynaklanan ölüm oranlarında ülkemizin ilk sıralarda yer almasi çok üzücüdür. Utandırıcı da aynı zamanda..

Ülke nüfusunun 18 yaş üzerindeki bölümünün % 60'ından fazlası sigara bağımlısıdır. Bu böyle olduktan sonra dağ başındaki hastanelere tomografi cihazi, en iyi hekimleri değil neyi getirirseniz getirin, sağlık sorunlarını çözmek mümkün degildir. Dolayısı ile sağlıkta esas, anaokul ve ilkögretim çağlarında çocuklara verilen bilgiler, eğitim, koruyucu hekimliğin genel prensipleri vazgeçilmez faktörlerdir.

Halk sağlığı açısından bakıldığında, yine koruyucu hekimlik prensiplerinin halka açık bir şekilde bıkıp usanmadan anlatılması vazgeçilmezdir..
Çünkü, pratik sağlık hizmetleri bilgili topluma daha çabuk ulaşır, teşhis ve tadaviler daha hızlı ve yararlı olur..

Kalp krizlerinin belirtilerine, tedbirlerine gelecek yazımızda devam
edecegiz.
Hepinize sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum..

Dr. Metin ÇAKIR
Kalp-
Damar ve Genel Cerrahi Uzmanı


4 Yorum - Yorum Yaz
Duyurular
  BAHÇEMİZE 300 FİDAN..

ÇEVRE DUVARIMIZ TAMAMLANDI

OKUL ÇEVRE DÜZENİ VE AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

SAYFALARA YORUM EKLEYEBİLİRSİNİZ

Merakla Beklenen Nostalji Köşesi

 
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret45593
 
Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.4960 1.5060
Euro 1.9250 1.9400
 
Hava Durumu

 
Saat
 
 

 
 

 
 

 
 

 
 

 
 
Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları
 
 
 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım